![]() |
| günümüzün metaforu kimine göre laik dini. Evet Futboldan bahsediyoruz |
Albert Camus
Farklı bir adam farklı bir kişiliktir kendisi.Hayatı uçta yaşayanlardan; fakirlik,futbolculuk,yazarlık.Erken gelen Nobel ödülü ve ölüm .Artık ben Cezayir'in arka mahallerinde yetişmiştir diyeyim siz taşlı plajlarında. fakirlik diz boyu tabi.arkadaşın en büyük belki de tek eğlencesi futbolmuş hepimizin olduğu gibi. İyi bir kaleci olduğu söylenir.
gel gelelim Camus abimiz niçin kaleci olmuştur? Dedik ya fakirlik diz boyu diye. Akşam eve dönünce nenesi ayakkabıların altını kontrol eder eskimiş mi diye ? Siz düşünün o ayakkabı mı bile belli olmayan şeyi kaç yıl ayağında taşımak zorundadır Camus reyiz. ve kaleye geçer,çünkü kalede koşmak zorunda değildir!
Teşbihte hata olmaz diyerekten İspanyol yazar Manuel Vazquez Montalban'ın futbol için söylediği o müthiş sözle Camus reyiz'in çocukluğunu daha iyi anlıyoruz. 'Futbol çağımızın laik dinidir' görünüşe göre Camus da o dinin sağlam müritlerinden birisi. Son golü atan galip naralarını atarken okunan akşam ezanı hala kulaklarımda çınlar. o zaman neymiş? Futbol asla 6harf 2 hece ve 1 kelimeden oluşan bir oyun değilmiş...
Futbolculuk dedik yukarıda ama aslında pek bir kariyeri yok.yani üniversite takımının kalesini koruyor o yıllarda.
ama şanssızlık işte tüberküloza yakalanıyor.ve o çok sevdiği futbolu bırakmak zorunda kalıyor, en azından aktif futbolu.
Zaten abi'nin tek şanssızlığı tüberküloz değil.İkinci Dünya Savaşına şahitlik ediyor.Gerçi hasta olduğu için orduya alınmıyor . o da savaşını kalemle veriyor. Jean-paul Sartre kankisiymiş okuduğumuz kadarıyla.
İlerleyen yıllarda siyasi görüşü nedeniyle yakın arkadaşları reyise sırt çevirir. O da yazmak yerine çeviri yapmayı tercih eder tiyatro dalında . Çok sever çeviri yapmayı. Bir seferinde arkadaşı Charles Poncet "tiyatroyu mu yoksa futbolu mu" tercih edeceğini sorduğunda, "Tereddütsüz futbol" cevabını vermiştir.
1957 yılında Nobel ödülünü kazanır ve 3yıl sonra da ölür.
Büyük adamdır vesselam. Hayata bakış açısı beni çok etkiler. Futbolu salt seven birisi olarak saygı duymamak elde değil. Her ölüm erkendir ama onunkisi daha bir erken olmuştur. Edebi yaşamı biraz daha sürse edebiyat ve futbol adına eminimki bir başyapıt sahibi olurduk. İzindeyiz Camus baba...

No comments:
Post a Comment